Hizmet Sağlayıcılar ve Aracı Hizmet Sağlayıcılar Yönetmeliği

02.09.2015

Elektronik Ticarette Hizmet Sağlayıcılar ve Aracı Hizmet Sağlayıcılar Hakkında Yönetmelik (“Yönetmelik”) 26.08.2015 Tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kişi ve kurumlar için bir takım ön hazırlık gerektiren 5-6-7-8 maddelerdeki (aşağıda detaylarına yer verilmiştir) yükümlülüklerin yerine getirilmesi için ise 3 (üç) aylık bir süre verilmiştir.

Yönetmelik metninde daha evvel yayımlanan taslak metinle kıyasladığımızda E-Ticaret oyuncularının yararına olacak şekilde bir takım düzeltmeler yapıldığını görüyoruz. İşbu Bilgi Notu’nda hukuki detaya girilmeden ve daha evvel yayımlanan Yönetmelik Taslağı ile herhangi bir karşılaştırma yapılmadan özet olarak getirilen yeniliklere yer verilecektir.

YÖNETMELİK HAKKINDA DEĞERLENDİRME

Yönetmelik hakkında daha doğru bir değerlendirme yapabilmek için bazı tanımlara yer vermeyi uygun buluyoruz. Yönetmelik kapsamında başkaca tanımlar da yer almakta olup burada sadece özellikle dikkat edilmesi gerektiğini düşündüğümüz tanımlara değinilmiştir.

Aracı Hizmet sağlayıcı: Başkalarına ait iktisadi ve ticari faaliyetlerin yapılmasına elektronik ticaret ortamını sağlayan gerçek ve tüzel kişileri,

Hizmet sağlayıcı: Elektronik ticaret faaliyetinde bulunan gerçek ya da tüzel kişileri,

Kayıtlı Elektronik Posta (KEP) : Elektronik iletilerin gönderimi ve teslimatı da dâhil olmak üzere kullanımına ilişkin olarak hukukî delil sağlayan, elektronik postanın nitelikli şeklini,

Onaylanmış Telefon Numarası: Hizmet sağlayıcı tarafından beyan edilen ve aracı hizmet sağlayıcı tarafından gönderilen bir doğrulama koduyla onaylanan numarayı ifade etmektedir.

Bu tanımlarla ilgili olarak Hizmet Sağlayıcı’nın doğrudan E-Ticaret faaliyetinde bulunan kişi ya da kurumlar olduğu, Aracı Hizmet Sağlayıcı’nın ise bu yönetmelik kapsamında Pazar yeri iş modeli ile çalışan kişi ya da kurumlar olduğunu anlıyoruz. Bu ayrıma dikkat etmek Yönetmelik kapsamında aşağıda vereceğimiz bilgilerin doğru anlaşılması açısından önem arzetmektedir.

 

 

  1. HİZMET SAĞLAYICININ BİLGİ VERME YÜKÜMLÜLÜĞÜ

Hizmet Sağlayıcılar, Yönetmelik kapsamında iki farklı alan hizmet vermek üzere ayrıma tabi tutulmaktadır. (i) doğrudan kendine ait e-ticaret ortamında hizmet veren, (ii) Aracı Hizmet Sağlayıcı üzerinde hizmet veren.

 

  • Kendine ait e-ticaret ortamında hizmet veren ve Tacir veya Esnaf olan Hizmet Sağlayıcı aşağıda sayılan bilgileri kendilerine ait e-ticaret ortamında bulundurmak zorundadır.
    • Tebligata elverişli KEP adresi, elektronik posta adresi ve telefon numarası ile varsa işletme adı veya tescilli marka adı.
    • Mensubu olduğu meslek odası ve varsa üyesi olduğu sektörel kuruluşlar ile meslekle ilgili davranış kuralları ve bunlara elektronik olarak ne şekilde ulaşılabileceğine ilişkin bilgiler.
    • Tacir ise ayrıca ticaret unvanı, MERSİS numarası ve merkez adresi.
    • Esnaf ise ayrıca adı ve soyadı, vergi kimlik numarası ve merkez adresi

 

  • Tacir ya da esnaf olmayan Hizmet Sağlayıcı ise kendine ait e-ticaret ortamında;
    • Ad-Soyad veya unvanını
    • Merkez adresini
    • Tebligata Elverişli KEP adresini
    • E-Posta adresi ve telefon numarasını vermelidir.

 

Hizmet Sağlayıcı burada sayılan bilgileri ana sayfası üzerinde yer alan “İletişim” başlığı altında vermelidir.

 

  • Aracı Hizmet Sağlayıcı üzerinden hizmet veren ve Tacir ya da Esnaf olan Hizmet Sağlayıcı’nın vermesi gereken bilgiler:
    • Ticaret unvanı, işletme adı veya tescilli marka adı bilgilerinden en az biri.
    • Tebligata elverişli KEP adresi.
    • Esnaflar için vergi kimlik numarası, tacirler için MERSİS numarası.
    • Merkez adresi ve onaylanmış telefon numarasının aracı hizmet sağlayıcıda bulunduğuna ilişkin bilgi.

 

  • Aracı Hizmet Sağlayıcı üzerinden hizmet veren ve Tacir ya da Esnaf olmayan Hizmet Sağlayıcı’nın vermesi gereken bilgiler:
    • Adı ve soyadı.
    • İkametgâhının bulunduğu il.
    • Merkez adresi ve onaylanmış telefon numarasının aracı hizmet sağlayıcıda bulunduğuna ilişkin bilgi.

 

Hizmet Sağlayıcı (c) ve (d) kısımların sayılan bilgileri, Aracı Hizmet Sağlayıcı tarafından tahsis edilen alanda yani uygulamada bilinen adıyla Satıcının mağaza sayfasında vermelidir.

 Yukarıda değinilen Merkez Adresi ve onaylanmış telefon numarasına ise açıkça yer verilmeyecek sadece bu bilgilerin Aracı Hizmet Sağlayıcı’da var olduğuna ilişkin bir bilgilendirme yapılacaktır. Yani Pazar Yeri iş modeli ile iştigal eden kişi ya da kurumların haklı olarak istemediği, telefon ve adres bilgisine yer verilmesi söz konusu değildir.

 

İşbu (1) nolu bölümde saydığımız bilgilerin güncel olmasından Hizmet Sağlayıcı sorumludur. Herhangi bir bilgide değişiklik olması halinde değişikliğin olduğu gün derhal gerekli güncelleme yapılmalıdır. Ayrıca verilen tüm bilgilerin doğruluğundan Hizmet Sağlayıcı sorumludur. Yani Aracı Hizmet Sağlayıcı hiçbir şekilde girilen bilginin doğruluğunu kontrolünü yapmayacaktır. Aracı Hizmet Sağlayıcı’nın yapması gereken üç husus; (i) Hizmet Sağlayıcı’nın bu bilgileri girmesi için gereken teknik imkanı sağlamak, (ii) Merkez adresi bilgisini almak, (iii) Hizmet Sağlayıcı tarafından verilen telefon numarasının doğruluğunu teyit etmektir.

 

Eleştiri: Yukarıda tanım kısmında verdiğimiz Onaylanmış Telefon Numarası ibaresi, Yönetmeliği hazırlayanlar tarafından biraz sıkıntı yaratır şekilde kaleme alınmıştır. Bu numaraya bir doğrulama kodu gönderilere onaylanmaktan bahsedilmekte olup sabit telefon numarası niteliğindeki numaralara bir doğrulama kodu gönderilmesi bildiğimiz kadarıyla teknik açıdan mümkün değildir. Bu tanım yazılırken sadece mobil telefonlar düşünülere hazırlanmış bir tanım olduğunu düşünmekteyiz. Bu durumda sabit numaraların onaylanması için ne şekilde hareket etmek gerektiğini konusunda Bakanlık’tan bir açıklama gelmesi faydalı olacaktır.

 

  1. ARACI HİZMET SAĞLAYICILARIN YÜKÜMLÜLÜKLERİ

 Yukarıda, Yönetmelik kapsamında Aracı Hizmet Sağlayıcı olarak Pazar yeri iş modeli ile çalışan şirket ve kişilerin anlaşıldığını belirtmiştik. Bu kısımda vereceğimiz bilgiler ve zorunluluklar da doğrudan Aracı Hizmet Sağlayıcılara yüklenen yükümlülükler olarak Yönetmelik’te belirtilmiştir.

 

  • Aracı Hizmet Sağlayıcılar da aynen Hizmet Sağlayıcı gibi işbu bilgi notunun 1. Bölümünde (a) ve (b) olarak belirtilen kısımlarda verilen bilgilerden Tacir ya da esnaf olup olmama kriterine göre belirlenecek olanlara ana sayfa içinde İletişim başlığı altında yer verir.

 

  • Aracı hizmet sağlayıcı, elektronik ticaret ortamı sunduğu Hizmet Sağlayıcıya ilişkin bilgilerin, Hizmet Sağlayıcıya tahsis edilen alanda gösterilebilmesi ve güncellenebilmesi için gerekli teknik imkânları sağlar.

 

  • Aracı Hizmet Sağlayıcı, Hizmet Sağlayıcının elektronik ticaret faaliyetine başlamasından önce Yönetmelik kapsamında vermesi gereken bilgileri vermesini sağlar.

 

  • Aracı Hizmet Sağlayıcı, hizmet sunduğu elektronik ortamı kullanan gerçek ve tüzel kişiler tarafından sağlanan içeriği kontrol etmek, bu içerik ve içeriğe konu mal veya hizmetle ilgili hukuka aykırı bir faaliyetin ya da durumun söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir.

 

Aracı Hizmet Sağlayıcılar’ın bir diğer yükümlülüğü olarak Hizmet Sağlayıcı’nın vermesi gereken bilgileri vermesi noktasında bir sorumluluk dikkati çekmektedir. Sorumluluğun niteliği tam olarak anlaşılamamakla birlikte, bir Pazar yeri, kendi e-ticaret alanında satış yapan bir satıcıdan işbu bilgi notu (1) (a) ve (b) kapsamında yer alan bilgileri ilgili alana girmeden satış yapmasına izin vermeme gibi bir sorumlulukla karşı karşıya kalmaktadır.

 

  1. İŞLEM REHBERİ

 Yönetmelik kapsamında ister kendine ait e-ticaret alanında satış yapsın isterse de Aracı Hizmet Sağlayıcılar üzerinden satış yapsın tüm Hizmet Sağlayıcıların “İşlem Rehberi” adında bir metin oluşturup buna ana sayfada yine İşlem Rehberi başlığı altında yer vermeleri gerekmektedir. İşlem Rehberi’nin içermesi gereken asgari içerik şu şekildedir;

 

  • Sözleşmenin kurulabilmesi için mal ve hizmetin seçilmesi, teslimat ve ödeme bilgilerinin girilmesi ile siparişin onaylanması gibi gerekli aşamaları gösterir şekilde teknik adımlar,

 

  • Elektronik ticarete ilişkin sözleşmenin, elektronik ortamda saklanıp saklanmayacağı ile bu sözleşmeye alıcının daha sonra aynı ortamda erişiminin mümkün olup olmayacağı ve bu erişimin ne kadar süreyle sağlanacağına ilişkin bilgi,

 

  • Alıcının siparişi vermeden önce veri girişindeki hatalarını açık ve anlaşılır bir şekilde belirleyebilmesi ve düzeltebilmesi amacıyla özet sipariş formu ile geri al ve değiştir gibi teknik araçların sunulacağına ilişkin bilgi,

 

  • Elektronik ticaret işlemleri nedeniyle elde ettiği kişisel verilere ilişkin gizlilik kuralları,

 

  • Alıcıyla arasında uyuşmazlık çıkması halinde varsa alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizmaları.

 

Burada belirtilen açıklamalar aslında Tüketici mevzuatına uygun davranan her e-ticaret sitesinde hali hazırda birkaç farklı alanda yer almaktadır.

 

  1. SİPARİŞE İLİŞKİN YÜKÜMLÜLÜKLER

 

Tüm Hizmet Sağlayıcılar mal ve hizmet siparişleri esnasında aşağıda belirtilen hususları sağlamak zorundadır;

 

  • İkinci el malların ayrı kategoride satışa sunulmasını,

 

  • Verilen siparişin onaylanması aşamasında ve ödeme bilgilerinin girilmesinden önce, vergi ve teslimat masrafları da dâhil olmak üzere alıcının ödeyeceği toplam bedelin ve sözleşmenin diğer şartlarının alıcı tarafından açıkça görülmesini,

 

  • Mal veya hizmetin toplam bedeli, fiyatın hesaplanma usulü ve teslimat masrafları önceden belirlenemiyorsa buna ilişkin ek masrafların ödenebileceği bilgisini,

 

  • Siparişin onaylanmasından önce alıcıların veri giriş hatalarını belirleyebilmesi için sipariş özetini ve bu hatalarını düzeltebilmesi için geri al ve değiştir gibi uygun, etkili ve kolay erişilebilir teknik araçları,

 

  • Sözleşme hükümlerinin ve genel işlem şartlarının, alıcı tarafından yeniden görülebilmesi, basılı bir şekilde kullanılabilmesi ve saklanabilmesi amacıyla söz konusu hususların alıcıya fiziki veya elektronik ortamda gönderilmesini,

 

  1. SİPARİŞİN TEYİDİ

 Aracı hizmet sağlayıcı ve kendine ait elektronik ortamda satış yapan hizmet sağlayıcı siparişi aldığını, işlemin yapıldığı ağ üzerinden ve ayrıca elektronik posta, kısa mesaj, telefon araması, faks gibi araçlardan en az biriyle gecikmeksizin alıcıya bildirir.

 

Buna göre hem Aracı Hizmet Sağlayıcı hem de Hizmet sağlayıcı sipariş teyidinden sorumlu kılınmıştır. Hali hazırda da zaten bir çok site üzerinden sipariş teyitleri hem siparişin verildiği sayfada hem de e-posta aracılığıyla yapılmakta olduğundan uygulama açısından büyük değişiklik getirecek bir durum olmayacak gibi görünmektedir.

 

  1. İSPAT YÜKÜMLÜLÜĞÜ VE KAYITLARIN SAKLANMASI

Şikâyet konusu işlemlerde ispat yükümlülüğü, hizmet sağlayıcı ve/veya aracı hizmet sağlayıcıya aittir. Yani Aracı Hizmet Sağlayıcı üzerinden gerçekleşen satışlar için olası bir şikayette Bakanlık tarafından Aracı Hizmet Sağlayıcı’ya da bilgi sorulabilecektir. Bunun dışında Hizmet Sağlayıcı ister doğrudan kendi e-ticaret ortamında satış yapsın isterse bir pazar yeri vasıtasıyla yapsın her iki ihtimalde de ispat anlamında sorumludur.

 

Bir Elektronik Ticaret işlemine ilişkin kayıtlar işlem tarihinden itibaren 3 (üç) yıl süreyle saklanmak zorundadır. Bu durum Tüketici Mevzuatı kapsamında da aynı süre olduğu için uygulamada büyük probleme yol aşacak türden gözükmemektedir.

 

  1. UYGULAMAYA GİRİŞ SÜRELERİ VE SONNOT

 İşbu bilgi notunda Hizmet Sağlayıcı’ya getirilen yükümlülükler Yönetmelik’in yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 3 (üç) ay içinde yerine getirilmelidir. Yani sektörün yararına olarak bir geçiş hükmü öngörülmüştür.

 

Yönetmelikte yer alan şikayet ile ilgili kısımlara, standart prosedür tanımlanmış olduğundan bu bilgi notunda yer verilmemiş olup ilgilenenler için bu linke tıklanıp (http://www.bb-legal.com/uploads/2015/08/Yonetmelik_ETHSAHS.pdf) Yönetmelik tam metnine ulaşılarak 12-13-14-15 numaraları maddeler incelenebilir.

İzinli Pazarlama Yönetmeliği

02.09.2015

Başlıkta her ne kadar İzinli Pazarlama Yönetmeliği olarak belirtsek de tam adı Ticari İletişim ve Ticari Elektronik İletiler Hakkında Yönetmelik (“Yönetmelik”) olup 15.07.2015 Tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak, yayım tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir. Önemle belirtmek isteriz ki, Yönetmelik içerisinde yürürlüğe ilişkin bir geçiş hükmü bulunmamakta, aksine ilgili yürürlük maddesinde açıkça yayımı tarihinde yürürlüğe girdiği belirtilmektedir. Bu nedenle 15.07.2015 itibariyle Yönetmelik kapsamında tüm hususlara uygun davranılması gerekmektedir.

Daha evvel tarafınıza Yönetmelik Taslağı hakkında bilgilendirme yapılmış olup, işbu Bilgi Notu’nda hukuki detaya girilmeden ve daha evvel yayımlanan Yönetmelik Taslağı ile herhangi bir karşılaştırma yapılmadan özet olarak getirilen yeniliklere yer verilecektir.

Yönetmelik Hakkında Değerlendirme

Bu Yönetmelik kapsamında gönderilecek Ticari elektronik İletiler için genel prensip, Hizmet sağlayıcının, mal ve hizmetlerini tanıtmak, pazarlamak, işletmesini tanıtmak ya da kutlama ve temenni gibi içeriklerle tanınırlığını artırmak amacıyla Alıcıların elektronik iletişim adreslerine gönderdiği Ticari elektronik iletiler için kendisi tarafından önceden onay alınması gerektiğidir. Onay, Alıcı tarafından reddetme hakkı kullanılıncaya kadar geçerlidir. Buradan hareketle Yönetmelik’in önemli noktaları aşağıda yer almaktadır.

Yönetmelik’in kapsamının daha anlaşılır olması adına öncelikle bazı teknik ifadelerin ne anlama geldiğine yer vermek isteriz:

Alıcı: Tüketiciyi ya da mesleki veya diğer amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,

Aracı Hizmet sağlayıcı: Başkalarına ait iktisadi ve ticari faaliyetlerin yapılmasına elektronik ticaret ortamını sağlayan gerçek ve tüzel kişileri,

Bakanlık: Gümrük ve Ticaret Bakanlığı

Elektronik iletişim adresi: Elektronik posta ve telefon numarası gibi elektronik ortamda münhasıran iletişim kurmayı sağlayan adresi,

Elektronik iletişim araçları: İnternet ve diğer iletişim ağları üzerinden iletilerin gönderilmesine, alınmasına veya saklanmasına imkan sağlayan bilgisayar, telefon, faks, otomatik arama makineleri gibi her türlü cihazı,

Hizmet sağlayıcı: Elektronik ticaret faaliyetinde bulunan gerçek ya da tüzel kişileri,

MERSİS: Merkezi Sicil Kayıt Sistemini,

Ticari elektronik ileti: Telefon, çağrı merkezleri, faks, otomatik arama makineleri, akıllı ses kaydedici sistemler, elektronik posta, kısa mesaj hizmeti gibi vasıtalar kullanılarak elektronik ortamda gerçekleştirilen ve ticari amaçlarla gönderilen veri, ses ve görüntü içerikli iletileri ifade etmektedir.

 

  1. Yönetmelik Kapsamı

İşbu Yönetmelik aşağıda sayılanlar dışında, elektronik iletişim araçlarıyla yapılan her türlü ticari iletişimi kapsamaktadır. Aşağıda sayılan durumlarda ise Yönetmelik hükümleri uygulama alanı bulmayacaktır:

 

  • 5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu kapsamındaki işletmecilerin abone ve kullanıcılarına; münhasıran kendi mal ve hizmetlerini tanıtmak, pazarlamak ya da işletmesini tanıtmak amacıyla gönderdiği Ticari elektronik iletilere,
  • Vakıf üniversitelerinin öğrencilerine ve bunların velilerine gönderdiği iletilere,
  • Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile kamuya yararlı dernekler ve vergi muafiyeti sağlanan vakıfların, kendilerine ait ticari işletmelerin faaliyetleriyle ilgili olarak üyelerine gönderdiği iletilere,
  • 15/2/2011 tarihli ve 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun hükümlerine göre radyo ve televizyon yayıncılığı yapan kuruluşlarca, kamuoyunu bilgilendirmek ve eğitmek amacıyla yapılan yayın hizmetlerine ilişkin bilgilendirme iletilerine,
  • Devlet, mahalli idareler ve diğer kamu tüzel kişilerinin kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla gönderdikleri iletilere.

 

  1. Mevcut Veri tabanlarının Durumu

Yönetmelik Geçici Madde 1 ile 6563 Sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun (“Kanun”)’un yürürlüğe giriş tarihi olan 01.05.2015 öncesinde ya da Yönetmelik’in yürürlük tarihi olan 15.07.2015 öncesinde oluşturulan veri tabanlarının hangi şartlarda izinli veri tabanı olduğunu da belirlemiştir. Buna göre;

 

  • 15.07.2015 tarihinden önce Alıcının açık izin beyanını içerir şekilde alınan onaylar ile oluşturulan veri tabanları geçerli kabul edilmektedir.
  • 01.05.2015 tarihinden önce Hizmet sağlayıcı ve Alıcı arasında doğrudan mal veya hizmet teminine yönelik işlemler sırasında Alıcının elektronik iletişim adresini vermesi ile oluşturulan veri tabanlarının onaylı olduğu kabul edilir. Bu şekilde verilen onaylar; acente, özel yetkili ya da bayi işletme için verilmiş ise sözleşmenin diğer tarafı için de verilmiş kabul edilir. Bu fıkra kapsamında istisnai bir durum da yer almaktadır. Bu şekilde onaylı olarak kabul edilen veri tabanlarına, 15.07.2015 sonrasında, çıkış hakkı da verilerek gönderilecek ilk Ticari elektronik ileti içerisinde Alıcının, gönderene ait veri tabanında kayıtlı olduğu bilgisinin açıkça verilmesi gereklidir.
  • 01.05.2015 Tarihi öncesinde başkaları adına ileti göndermeye onay alan kurumlar vasıtasıyla ileti gönderilmiş olması durumunda, adına ileti gönderilen kişilerin bu veri tabanına 15.10.2015’e kadar bir kereye mahsus olmak üzere izin iletisi göndermesine imkan tanındı. Bu iletinin içinde 01.05.2015 öncesinde gönderilen iletide genel onayın kim tarafından alındığı bilgisine de yer verilmesi şartı getirilmiştir. Bu kapsamında gönderilen izin iletisine Alıcının sessiz kalmış olması durumunda, izin vermediği varsayılacaktır.

 

  1. Onay Gerektirmeyen Durumlar

Yönetmelik kapsamında gönderilecek bazı Ticari elektronik iletiler için Alıcının önceden onay vermiş olmasına gerek bulunmamaktadır. Buna göre aşağıda sayılan kapsamda gönderilecek iletiler için Gönderenin ön onay almadan gönderim yapması mümkündür:

 

  • Alıcının kendisiyle iletişime geçilmesi amacıyla iletişim bilgilerini vermesi halinde, temin edilen mal veya hizmetlere ilişkin değişiklik, kullanım ve bakıma yönelik Ticari elektronik iletiler için ayrıca onay alınmaz.
  • Devam eden abonelik, üyelik veya ortaklık durumu ile tahsilat, borç hatırlatma, bilgi güncelleme, satın alma ve teslimat veya benzeri durumlara ilişkin bildirimleri içeren iletiler ile Hizmet sağlayıcıya ilgili mevzuatla getirilen bilgi verme yükümlülüğü durumlarında önceden onay alma zorunluluğu aranmaz. Ancak bu tür bildirimlerde herhangi bir mal veya hizmet özendirilemez veya bunların tanıtımı yapılamaz.
  • Tacir veya esnaf olan Alıcıların elektronik iletişim adreslerine gönderilen Ticari elektronik iletiler için önceden onay alınması zorunlu değildir. Ancak tacir ve esnafların reddetme hakkını kullanması halinde onayları alınmadan Ticari elektronik ileti gönderilemez. Bu madde kapsamında tacir ve esnafların kim olduğu sorusu halen netleşmiş değildir. Doktor, avukat, eczacı gibi meslek gruplarının esnaf kapsamına girip giremeyeceği konusu halen tartışmalı olup bu haliyle esnaf olarak kabul edilmeyecekleri sonucu çıkmaktadır.
  • Sermaye piyasasına ilişkin mevzuat uyarınca aracılık faaliyetinde bulunan şirketlerce müşterilerine bilgilendirme amaçlı gönderilen Ticari elektronik iletiler için onay alınması zorunlu değildir.

 

  1. Onay Şekli

Onay yani Alıcı tarafından kendisine Ticari elektronik ileti gönderilmesine verilen izin, yazılı ya da her türlü elektronik iletişim aracıyla alınabilir. Onay içeriğinde Alıcının, Ticari elektronik ileti almayı kabul ettiğine ilişkin açık beyanı, adı soyadı ve iletişim adresi mutlaka yer almalıdır. Onay alınırken dikkat dilecek hususlar şunlardır;

 

  • Elektronik ortamda alınan onayda, onayın alındığı bilgisi reddetme imkanı da olan bir ileti ile Alıcıya aynı gün içinde bildirilmelidir.
  • Alıcının iletişim adresine onay maili gönderilerek onay istemek mümkün değildir.
  • Onayın abonelik, satış, üyelik gibi bir sözleşmenin içinde alınması mümkündür. Eğer bu şekilde alınacaksa sözleşmenin sonunda Ticari elektronik ileti başlığı ile en az 12 punto büyüklükte ayrıca ve açıkça bu husus yazılır ve bu kısım için ayrı bir kabul imkanı tanınır.
  • Onay metni kabulü önceden seçili (pre click) olarak gelemez. Alıcı onay vermeden den ilgili işleme devam etmesi sağlanmalıdır.
  • Acentelik, özel yetkili işletme ya da bayilik sözleşmesindeki taraflardan birine verilen onay; bu sözleşmeye konu mal, hizmet veya marka ile sınırlı olarak sözleşmenin diğer tarafı için de verilmiş kabul edilir.
  • Hizmet sağlayıcı, aldığı onayı, kendi mal veya hizmetleri ile birlikte olmak kaydıyla promosyon olarak sunulan mal ve hizmetler için de kullanabilir. Ancak bu promosyon ilişkisinin bir sözleşmeye bağlı olma şartı aranır.

 

  1. Ticari Elektronik İletinin İçeriği

Ticari elektronik iletinin içeriğinin Alıcıdan alınan onaya uygun olması temel şarttır. Önemli olan diğer hususlar aşağıda belirtilmiştir:

 

  • Ticari elektronik iletinin başlığında veya içeriğinde; tacirler için MERSİS numarası ve ticaret unvanına, esnaflar için adı ve soyadı ile T.C. kimlik numarasına yer verilir. Burada sayılanlar emredici nitelikte olduğundan bu bilgilerin kesinlikle verilmesi gereklidir.
  • Kısa Mesaj gibi sınırlı bir alanda kullanılıyorsa Tacirler için sadece MERSİS numarasını vermek yeterlidir. Fakat Esnaflar için Ad- Soyad ve TC no’yu vermek yine zorunludur.
  • İletinin içeriğinde Gönderene ulaşılabilecek telefon, kısa mesaj, e-posta gibi bir bilgiye mutlaka yer verilmelidir.
  • Ticari elektronik iletinin niteliği içeriğinden açık bir biçimde anlaşılamıyorsa tanıtım, kampanya ve bilgilendirme gibi niteliği belirleyici bir ibareye yer verilir. Bu ibare; kısa mesaj yoluyla gönderilen iletilerde iletinin başlangıcında, elektronik posta yoluyla gönderilen iletilerde konu bölümünde, sesli aramalarda ise görüşmenin başlangıcında belirtilir.
  • İletinin içeriğinde bir promosyon ya da yarışma gibi bir durum olması halinde bu husus açıkça belirtilir. Promosyonların geçerlilik süresi ve Alıcının bunlardan faydalanmak için yerine getirmek zorunda olduğu yükümlülüklere ilişkin şartlar, açık ve şüpheye yer vermeyecek şekilde, bu hususlara özgülenmiş bir URL adresi veya müşteri hizmetleri numarası gibi kolay bir şekilde ulaşılabilecek yöntemlerle sunulur.

 

 

 

 

  1. Alıcının İletiyi Reddetme Hakkı

Gönderilen her Ticari elektronik iletinin içinde mutlak surette ret/çıkış yani ileti almaktan vazgeçme hakkı Alıcıya sağlanmalıdır. Çıkış hakkı sağlanmadan gönderilen iletiler hem Kanun’a hem de Yönetmelik’e aykırı olarak değerlendirilmektedir. Çıkış hakkında ilişkin önem arzeden noktalar aşağıda verilmiştir:

 

  • Alıcı’nın ret hakkında bir gerekçe göstermesi gerekli değildir.
  • Alıcı hangi iletişim kanalından ret bildiriminde bulunduysa o iletişim kanalına ilişkin veri tabanından çıkarılması gerekir. Örneğin, SMS için ret bildiriminde bulunan bir Alıcıya bir daha SMS gönderilmesi mümkün değilken aynı kişiye e-posta ile ileti göndermek mümkündür.
  • İleti hangi kanal ile gönderilmişse o kanala özgü bir ret hakkı tanınması gereklidir. Örneğin, SMS ile gönderilen bir iletide yine SMS ile çıkış hakkı verilmelidir. SMS ile gönderilen bir iletide çıkış hakkı için müşteri hizmetlerine yönlendirmek Yönetmelik’e aykırı bir davranış olur.
  • Ret bildirimi Gönderene ulaştıktan sonra 3 iş günü içerisinde ilgili veri tabanında Alıcının iletişim adresi çıkarılır.
  • Gönderenin tabi olduğu mevzuat gereğince Alıcıya göndermesi zorunlu iletiler varsa, Alıcının ret bildiriminde bulunması bu türden zorunlu gönderimleri engellemez.

 

  1. Aracı Hizmet Sağlayıcı ve Sorumlulukları

Kanun’da Aracı hizmet sağlayıcı tanımına bakıldığında pazar yeri iş modeli ile çalışan e-ticaret şirketleri anlaşılıyor gibi gözükse de Yönetmelik kapsamında Aracı hizmet sağlayıcı olarak, Ticari elektronik iletinin oluşturulabilmesi, gönderilebilmesi, alınabilmesi, depolanabilmesi ve Alıcıların bilgilerinin saklanabilmesi ve işlenebilmesi için gerekli olan yazılım, donanım ile veri tabanı ve yönetim sistemini sağlayan kişi ya da kurumlar karşımıza çıkmaktadır:

 

  • Hizmet sağlayıcılar doğrudan kendileri Ticari elektronik ileti gönderebilecekleri gibi gönderimlerini Aracı hizmet sağlayıcılar vasıtasıyla da yapabilirler. Aracı hizmet sağlayıcılar, Hizmet sağlayıcı tarafından oluşturulan içeriğin gönderimini yapar ve gönderilen içeriğinin hukuka uygun olup olmadığının denetimini yapmaktan sorumlu değildir.
  • Aracı hizmet sağlayıcılar Yönetmelik kapsamında Hizmet sağlayıcılara getirilen yükümlülüklerin yerine getirilmesi için gerekli teknik imkanı sağlamakla mükelleftir. Örneğin, Gönderen Tacir’in MERSİS numarasının ileti içinde belirtilmesi zorunlu kılındığından Aracı hizmet sağlayıcı ileti oluşturulurken MERSİS numarasının yazılması gerekli bir alanı da gönderene sunmakla mükelleftir.
  • Aracı hizmet sağlayıcı gönderimine aracılık ettiği iletinin içinde kendisine ait marka adı, işletme adı ya da ticaret unvanı bilgilerinden en az birine yer vermek zorundadır.
  • Aracı hizmet sağlayıcı başkaları adına, onların mal ve hizmetlerini tanıtmak, pazarlamak ya da işletmesini tanıtmak amacıyla ticari elektronik ileti göndermek için onay alamaz.

 

  1. Kişisel Verilen Korunması

Hizmet sağlayıcı ve Aracı hizmet sağlayıcı, bu Yönetmelik çerçevesinde yapmış olduğu işlemler ve sunduğu hizmetler nedeniyle elde ettiği verilerin, ilgili mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla muhafazasından ve hukuka aykırı olarak bunlara erişilmesini ve işlenmesini önlemek amacıyla gerekli tedbirlerin alınmasından sorumludur. Kişisel verilerin; üçüncü kişilerle paylaşılabilmesi, işlenebilmesi ve başka amaçlarla kullanılabilmesi için ilgili kişiden önceden onay alınması gerekir.

 

  1. İspat Yükümlülüğü ve Kayıtların Saklanması

Yönetmelik’e göre şikayet konusu işlemlerde ispat yükümlülüğü Hizmet sağlayıcıya ve/veya Aracı hizmet sağlayıcıya aittir. Hizmet sağlayıcı ve/veya Aracı hizmet sağlayıcı onay kayıtlarını, onayın geçerliliğinin sona erdiği tarihten itibaren 1 yıl, ticari elektronik iletilere ilişkin diğer kayıtları ise kayıt tarihinden itibaren yine bir yıl süreyle saklar. Talep edilmesi halinde bu kayıtlar Bakanlığa sunulur.

 

Bu hüküm, Bakanlığın, olası denetimlerde Hizmet sağlayıcıdan bilgi isteyebileceği gibi, ilgili iletinin gönderimini yapan Aracı hizmet sağlayıcıdan da bilgi istemesinin önünü açmıştır. Kayıt saklama sürelerinin 1 yıl olması nedeniyle Hizmet sağlayıcı ve Aracı hizmet sağlayıcıların maliyetlerinin artması kaçınılmaz gözükmektedir.

 

Yönetmelikte yer alan şikayet ile ilgili kısımlara, standart prosedür tanımlanmış olduğundan bu bilgi notunda yer verilmemiş olup ilgilenenler için bu linke tıklanarak (http://www.bb-legal.com/uploads/2015/07/Ticari_Iletisim_ve_Elektronik_Iletiler_Yonetmelik.pdf)  Yönetmelik tam metnine ulaşılarak 14-15-16-17 numaraları maddeleri incelenebilir.

E-Ticaret Kanunu Neler Getiriyor?

Bu yazımda uzun süredir beklenen E-Ticaret Kanunu’nun detaylarını ele aldım. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki Kanun’un birçok maddesinden ne yazık ki tam olarak ne kastedildiği anlaşılamamaktadır. Kanun kapsamında 2 yönetmelik çıkacağını anlıyoruz. Umarız ki bu yönetmelikler çıktıktan sonra aklımızda soru işareti bırakan bu konular da aydınlanmış olur.

E-Ticaret Kanunu her türlü elektronik ticareti kapsayan çatı bir metindir. Yani B2C, B2B ve C2C bağlamda e-ticaret yapan tüm gerçek ve tüzel kişiler bu kanunun kendilerine uygulanabilir yükümlülüklerini yerine getirmekle mükelleftir.

Net olan şu ki Kanun’un yürürlük tarihi olan 01.05.2015 sonrasında ön onay alınmaksızın elektronik yollarla pazarlama faaliyeti yapılması büyük sorun olacak ve Alıcı’dan ön onay almadan ticari elektronik ileti gönderenler hakkında idari para cezaları verilecek.

Aşağıda tüm kanun maddelerini herkesin incelemesi açısından tek tek verdim. Maddelerin altlarında da “Uygulama” başlıklı kısımda maddeden ne anlaşıldığını, “Eleştiri” başlıklı kısımda da madde ile ilgili potansiyel anlaşılmayan noktaları yazdım.

Yönetmelikler çıkmadan bu kanunu tam olarak anlamamız ne yazık ki mümkün olmayacak. Umarım yürürlük tarihi olan 01.05.2015’ten evvel bu yönetmelikler yayımlanır ve tüm sektör hazırlıklarını önünü görerek yapabilir. Okumaya devam et E-Ticaret Kanunu Neler Getiriyor?

Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun Şirketler Açısından Getirdiği Yenilikler

Bilindiği üzere Türk Ticaret Kanunu (“Kanun”)kısa bir zaman evvel tamamen yenilendi. Kanunun yasalaşma sürecinde ve yasalaşması sonrası üzerinde oldukça fazla konuşuldu, tartışıldı. Kanun’un kabulünden kısa bir süre geçmiş olmasına karşın bir çok kez üzerinde değişiklikler yapıldı. Böylesine bir temel kanunun uygulamasının yerleşmesi için ciddi bir süre gerekirken, fazlaca değişiklik yapılıyor olması da uygulamada ciddi sıkıntıları da beraberinde getirdi. Bu yazımda genel olarak ve fazlaca hukuki detaya girmeden, uygulamaya giren yeni ve önemli hususları ele alacağız.

1956 yılından beri yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (“eski kanun”) güncel ihtiyaçlara cevap vermekte yetersiz kalması sebebiyle 08.12.1999 tarihinde Adalet Bakanlığı bünyesinde akademisyenler, yüksek yargı mensupları, çeşitli kurum, kurul ve kuruluşların temsilcilerinden oluşan bir komisyon kurulmuş, beş yıl çalışan bu komisyon tarafından oluşturulan Tasarı Taslağı 24.02.2005 tarihinde kamuoyuna ve ilgili çevrelerin görüşüne sunulmuş ve gelen görüşler de nazara alınarak revize edilmek suretiyle 09.11.2005 tarihinde Kanun Tasarısı olarak Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmuştur. İncelenen ve rapora bağlanan Tasarı, daha sonra Adalet Komisyonunda 03.05.2007 tarihinde kabul edilmiş olup, 13.01.2011 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilmiş ve fakat 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (“Kanun”) yürürlüğe girmesi ancak 01.07.2012 yılında gerçekleşmiştir.  Bu kronolojik açıklamaya özellikle yer verdim ki temel bir kanun metninin yenilenmesinin ne denli vakit alan bir süreç olduğunu herkes görmüş olsun. Okumaya devam et Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun Şirketler Açısından Getirdiği Yenilikler

Girişimciye Sağlanan Devlet Teşviklerinin Hukuki İncelemesi

Uzun zamandır girişimcilerden devlet destekleri konusunda sorular alıyorum. Bilhassa Teknoloji Geliştirme Bölgeleri yani bilinen adıyla Teknoparklar hakkında yoğun bir merak var. Bu nedenle bu yazımızda hem Teknoparklar’ın hukuki açıdan ne anlama geldiğini hem de benzer diğer teşvikleri açıklamaya çalıştık. Bununla bağlantılı olduğunu düşündüğüm için yazının sonunda kısaca KOSGEB desteklerine de yer verdik. Elbette tüm detayları burada yazmak mümkün değil. Ama ilgili kişilerde genel bir bakış açısı oluşturacağını düşünüyorum.

Son yıllarda Türkiye’nin ekonomik kalkınma hedefi doğrultusunda uluslararası alanda rekabet gücünü artırmak üzere tüm dünyada giderek önemini artıran teknoloji ve ürün geliştirilmesine yönelik araştırma ve geliştirme çalışmaları ve melek yatırımcılık ile paralel olarak birçok düzenleme hayata geçirilmiştir. Okumaya devam et Girişimciye Sağlanan Devlet Teşviklerinin Hukuki İncelemesi

16 Soruda Melek Yatırımcılık Yönetmeliği

Bir süredir, kamuoyunda Melek Yatırımcılık Yönetmeliği olarak bilinen “Bireysel Katılım Sermayesi Yönetmeliği”nin (“Yönetmelik”) çıkması bekleniyordu. Anılan yönetmelik nihayet 15.02.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarih itibariyle yürürlüğe girdi. Hazine Müsteşarlığı tarafından hazırlanan Yönetmeliğin ilk taslağı Temmuz 2012’de kamuoyu ile paylaşılmış ve ilgili kişi ve kurumlardan görüşler toplanmıştı. Yönetmeliğin nihai haline baktığımızda toplanan görüşlerin ciddiyetle değerlendirildiği ve yapılan eleştirilerin çok büyük kısmının dikkate alınarak Yönetmeliğe işlendiğini görüyoruz. Genel olarak Hazine Müsteşarlığı’nın bu konuda paylaşıma ve her türlü eleştiriye açık olduğunu ve son derece iyi niyetli davrandığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Ağustos 2012’de bu yönetmelik henüz taslak halindeyken bu konuyla ilgili eleştirilerimi gösterir bir yazıyı da sizlerle paylaşmıştım. Bu kez Yönetmeliği anlamak için temel noktalarını gösterir bir yazı kaleme adlım.

Uluslararası literatürde Melek Yatırımcı tabiri ile kullanılan terim bizim Yönetmeliğimize Bireysel Katılım Yatırımcısı (“BKY”) olarak alınmış. Aşağıda 16 soruda BKY Sistemini ve içerdiği şartları özetlemeye çalıştık. Umarız Yatırımcılar ve ilgili tüm sektörler için faydalı ve ülkemizdeki Melek Yatırımcı sayısının artmasına katkı veren bir çalışma olur. Okumaya devam et 16 Soruda Melek Yatırımcılık Yönetmeliği

Yatırım Alma Aşamasının Temel Hukuki Süreçleri

Tüm girişimcilerin nihai amaçlarının şirketlerine bir yatırımcı bulabilmek olduğu düşünülürse Yatırımcı ile olan ilişkiler, imzalanacak sözleşmeler ve diğer süreçlerin büyük önem arz edeceği aşikar. Bu yazıda genel hatlarıyla bu sürece değineceğiz. Burada yazdıklarımız elbette sadece yol gösterici mahiyette olup çok temel bazı bilgileri içeriyor. Yatırım süreçlerinde mutlaka profesyonel hukuki destek alınması çok önemlidir. Aksi halde her şeyin çok iyi gittiğini düşünürken bir anda tüm hissenizi kaybetmeniz işten bile değildir. Bu yazı ile en azından Yatırım süreçlerinin ne şekilde yürüdüğünü adım adım görme imkanı olacağını düşünüyorum.

İlk Aşama: Sözlü Görüşmeler

Yatırımcı ile kurucular arasındaki ilk temas, genellikle doğrudan yatırımcının veya taraflardan biri adına hareket eden bir kişi/şirketin arabuluculuğu ile yapılan ön görüşmeler ile sağlanır. Bu aşama, özellikle kurucuların en çok dikkat etmeleri gereken husus, bu aşamada kendilerini çok fazla bağlayıcı beyan ve taahhütte bulunmayarak, bunları bir sonraki aşama olan Term Sheet’e bırakmalarıdır. Böylelikle, genellikle profesyonel yardım alınmayan bu süreçte, kendilerini zor durumda bırakabilecek sözler vermiş olmaktan kaçınabilirler. Okumaya devam et Yatırım Alma Aşamasının Temel Hukuki Süreçleri

Melek Yatırımcılık Yönetmeliği

Başlıkta Melek Yatırımcılık Yönetmeliği olarak yazdığım Yönetmeliğin orijinal Adı ” Bireysel Katılım Sermayesi Yönetmeliği” dir. Bu yönetmelik henüz taslak aşamasında. Yakın zamana kadar kamuoyundan görüşler toplandı ve kısa süre içinde nihai halini alması beklenmektedir. Bu yazımda Mevcut Taslak üzerindeki eleştirilerimi kaleme aldım. Aşağıda taslağın her maddesi yer almamakta olup sadece yorumda bulunduğum maddeler yer almaktadır. Tam metne buradan ulaşabilirsiniz.  Aşağıda okuyacağınız görüşler ilgili kurumlarla da paylaşılmıştır. Okumaya devam et Melek Yatırımcılık Yönetmeliği

E-Ticaret Kanun Tasarısı

Bir süredir E-Ticaret ile ilgili herkesin haberdar olduğu ve yasalaşmasını beklediği Elektronik Ticaret Yasa Tasarısı kanunlaşmak için gün sayıyor. Bu nedenle bu tasarı hakkında yazmanın gerekli ve faydalı olacağını düşünüyorum.  Tasarı hakkında tek bir yazının yeterli olmayacağı düşüncesiyle başkaca yazılar da yakın zamanda burada yer alacak.  Bu yazıları mümkün olduğunda basit ve anlaşılır bir şekilde, uygulamaya dönük olarak kaleme almaya çalıştım.

Tasarı E-Ticaret Kanun Tasarısı olarak biliniyor. Tam adı ise “ Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı” dır.  Aslında Aralık 2010’da meclise gönderilmiş olmasına karşın gündemde kendine yer bulamaması nedeniyle Ekim 2011’de tekrar Meclise gönderilmiş ve komisyonlarda bu tarihten sonra görüşülmeye başlanmıştır. Geçtiğimiz günlerde Alt komisyondan da geçerek Meclis gündemine alınmaya hazır hale gelmiştir. Yani Meclis gündemine alınması bir kanun tasarısı için artık son adım olup burada da kabul edildikten sonra Cumhurbaşkanı Tarafından Resmi Gazete’de yayımlanır ve yürürlüğe girer. Bu kısımda daha fazla teknik hukuki bilgi verip kafa karıştırmayalım. Geçelim tasarının maddelerini inceleyerek önemli maddelerini gözlemlemeye.

Tasarı 14 Madde ve 1 geçici maddeden oluşmaktadır.  İlk madde Kanun’un amaç ve kapsamı maddesi olup incelenmesi gereken bir madde değildir. Hem okuyuculara kolaylık olması hem de tasarı maddelerini bir arada görebilmeleri adına önce madde metinlerine yer verip ardında maddeler hakkında yorumlarımı paylaşacağım. İtalik olarak yazanlar tamamen Tasarıdan alınan maddelerdir. Maddelerin bazı kısımları benim tarafımdan dikkat çekmek için kalın fontlarla belirtilmiştir. Okumaya devam et E-Ticaret Kanun Tasarısı

E-Ticaret Ekseninde Temel Tüketici Hukuku Kavramları

Bu yazımda Tüketici Kanunu ve ilgili yönetmelikler kapsamında belirtilen bazı temel teknik kavramlara değineceğim. Bu yazımla birlikte e-ticaret siteleri açısından tüketici hukuku kısmını da sona erdirmeyi planlıyorum. Elbette gelecek yorumlar ya da sorular olursa bu konuya tekrar değiniriz.

a)      Cayma Hakkı                                    : Tüketici Kanunu ve Mesafeli Sözleşmelere Dair Yönetmelik’te detayları düzenlenmiştir.  Adından da anlaşıldığı üzere tüketicinin aldığı mal ya da hizmetten vazgeçmesini sağlayan bir haktır. Malın tesliminden ya da hizmetler söz konusu olduğunda mesafeli satış sözleşmesinin onayı tarihinden itibaren 7 gün içinde tüketici hiçbir gerekçe göstermeden malı ya da hizmeti iade ederek ödemiş olduğu bedeli satıcıdan geri isteme hakkına sahiptir. Burada malın sorunlu (bozuk vs.)  olup olması önemli değildir. Mal ya da hizmette hiçbir kusur olmasa bile bu süre içinde iade etme hakkı tüketicilerin doğal ve kanuni bir hakkıdır. Satıcı’ya, yani site işletmecisine süresi içinde böyle bir talep gelirse talep tarihinden itibaren 10 gün içinde tüketicinin ödediği parayı iade etmek ve en geç 20 gün içinde tüm masrafları satıcıya (yani site işletmecisine) ait olmak üzere ürünü iade almakla yükümlüdür.  Bu hak hiçbir şekilde tüketicinin elinden alınamaz. Mesafeli Satış Sözleşmesine bu hakkı sınırlayan kayıtlar konması durumunda otomatik olarak geçersiz kabul edilir. Bunun hiç mi istisnası yok? Elbette var. Yoksa bu hak da suistimale son derece açık olur. Birkaç örnekle bu hakkın sınırlarını çizelim; Okumaya devam et E-Ticaret Ekseninde Temel Tüketici Hukuku Kavramları