E-Ticaret Ekseninde Temel Tüketici Hukuku Kavramları

Bu yazımda Tüketici Kanunu ve ilgili yönetmelikler kapsamında belirtilen bazı temel teknik kavramlara değineceğim. Bu yazımla birlikte e-ticaret siteleri açısından tüketici hukuku kısmını da sona erdirmeyi planlıyorum. Elbette gelecek yorumlar ya da sorular olursa bu konuya tekrar değiniriz.

a)      Cayma Hakkı                                    : Tüketici Kanunu ve Mesafeli Sözleşmelere Dair Yönetmelik’te detayları düzenlenmiştir.  Adından da anlaşıldığı üzere tüketicinin aldığı mal ya da hizmetten vazgeçmesini sağlayan bir haktır. Malın tesliminden ya da hizmetler söz konusu olduğunda mesafeli satış sözleşmesinin onayı tarihinden itibaren 7 gün içinde tüketici hiçbir gerekçe göstermeden malı ya da hizmeti iade ederek ödemiş olduğu bedeli satıcıdan geri isteme hakkına sahiptir. Burada malın sorunlu (bozuk vs.)  olup olması önemli değildir. Mal ya da hizmette hiçbir kusur olmasa bile bu süre içinde iade etme hakkı tüketicilerin doğal ve kanuni bir hakkıdır. Satıcı’ya, yani site işletmecisine süresi içinde böyle bir talep gelirse talep tarihinden itibaren 10 gün içinde tüketicinin ödediği parayı iade etmek ve en geç 20 gün içinde tüm masrafları satıcıya (yani site işletmecisine) ait olmak üzere ürünü iade almakla yükümlüdür.  Bu hak hiçbir şekilde tüketicinin elinden alınamaz. Mesafeli Satış Sözleşmesine bu hakkı sınırlayan kayıtlar konması durumunda otomatik olarak geçersiz kabul edilir. Bunun hiç mi istisnası yok? Elbette var. Yoksa bu hak da suistimale son derece açık olur. Birkaç örnekle bu hakkın sınırlarını çizelim; Okumaya devam et “E-Ticaret Ekseninde Temel Tüketici Hukuku Kavramları”

Neden Yazıyorum?

Internet hayatımızda ne kadar çok şeyi değiştirdi! 

Bu cümleyi farklı ortamlarda farklı kişilerden yüzlerce kez duymuşuzdur. Klişe olmakla birlikte ne kadar da doğru değil mi? Burada internetin yaygınlaşmasıyla değişenleri sıralayacak değilim. Benim için önemli olan internet sayesinde insanların alışveriş alışkanlıklarının değişmesi ve binlerce insanın da hayatını değiştirmesi.

Internetin bu kadar yaygın olmadığı zamanlarda alışveriş yapmanın kuralı basitti. Çarşıya pazara gider, ihtiyacımız olanı alırdık. 10 sene evvel market alışverişini bile bilgisayarımızın başından yapabileceğimizi söyleseler muhtemelen (sektörü bilen insanları bir kenara koyarsak) birçoğumuz ihtimal vermezdik.

Neyse biraz fazla uzun bir girizgah oldu galiba. Neticede bu yazıyı okuyanlar zaten bunların hepsini biliyordur. Bu sayfayı oluşturmaktaki en büyük amacım internetin sosyal alana olduğu kadar hukuki alana da yansımaları büyük olan elektronik ticarete bir hukukçu gözüyle bakarak, bugüne kadar edindiğimiz tecrübeleri ilgililere aktarmak ve yazıları okuyup yorum yapan, soru gönderenlerden bilmediğimiz yeni şeyler öğrenmek.

Burada yazacaklarım arasında, e-ticaret’in tüketici hukukuna olan etkileri, bu alanda çalışanların hukuka uygun davranmak adına dikkat etmesi gerekenler, mevcut e-ticaret sitelerinin hukuka ne kadar uygun davrandıkları, e-ticaret alanında iş yapacak bilhassa genç girişimcilere yol gösterici tavsiyeleri sıralayabiliriz. Elbette yazılarıma yorumlar geldikçe farklı konulara da temas etmemiz gerekebilecektir.

Bu blogu oluşturmamın bir nedeni de E-Ticaret özelinde çok fazla yazı ve kaynağın bulunmaması. Genel olarak hukukçular elektronik ticareti Bilişim Hukuku çatısı altında değerlendirmektedir. Aslında e-ticaret başlı başına ele alınması gerekli çok önemli bir konudur. Tabi burada yazacaklarımız internet üzerinden yapılan ticaret ekseninde olacaktır. Bilindiği üzere telefon gibi iletişim araçlarıyla da elektronik ticaret yapılabilmektedir. Ben bu konuya çok fazla değinmeyeceğim. Bizim ana argümanımız internet üzerinden yapılan işlemler olacak.

En kısa zamanda ilk yazımda buluşmak dileğiyle.